| Zafer Kalaycıoğlu Röportajı |
|
|
|
| Cumartesi, 03 Ekim 2009 09:22 |
|
Kafanızda nasıl bir takım yaratmayı düsünüyorsunuz? Geçen seneden ne gibi farklılıklar olacak? Cem Akdağ benim çok sevdiğim ve takdir ettiğim bir antrenör. Bayan basketbolunun önünde çok engeller var, daha ileriye gitmesi için biz antrenörler olarak birbirimize değer vermeliyiz. O da hızlı oynatmayı seviyordu, seyircilerde bunu istiyor. Kurallar her geçen gün bu konuda değişiyor hücum süresi 30 saniyeden 24 e indi, yarı sahayı geçme süresi yine 10 dan 8 e indi. Bana görede bu hızlı hücum ribaund ile başlar. Yelena ve Ivana net olarak ribaundu alıp ilk pası çabuk verebilen oyuncular. Sophia yı zaten söylemeye gerek yok hepimiz biliyoruz. Hızlı içeri penetreler için Jia Perkins tercihimiz oldu. Nilay ve Esra ‘ da çok hızlı oynayan, çalışkan, hırslı oyuncular. Savunmada agresif bir oyun tarzımız olacak. Tabi böyle göze hoş gelen bir oyun yapısını oturtabilmemiz için zamana ihtiyacımız var. Anlaşmanız kaç senelik? Anlaşmalar Türkiye’ de pek geçerli değil bunu geçen senede gördük. Amacım uzun bir süre çalışmak ama büyük klüplerde bunu yapmak kolay olmuyor. Başarılı olmamız şart. Başarılı olduğumuz sürece uzun bir süre burada kalacağıma inanıyorum. Fransa ve Macaristan turnuvalarını değerlendirebilir misiniz? Bu turnuvalara çok hazır gitmedik. Çalışmalara çok erken başladık ve tabi oyuncular bunu karşılığını maç yaparak görmek istiyor. Burada idman yapmaktansa gidip maç yapmak daha iyi olacaktı. Tabi oynadığımız takımlar hep lige tam hazırdı. Fransa ligi geçen hafta başladı mesela. Genç oyuncuları görmek istiyordum. Dilara ve Gizem için önemliydi. Orada da sakatlık problemleri yaşadık. Birgün Esra birgün Yasemin oynamadı. Başka bir hedefimde Yaseminin kendine olan güvenini artırmaktı. Kötü bir sezon geçirdi. Şu anda eski Yasemin olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Yasemen Saylar bence bu maçlarda Bahar’ la beraber en çok kendisini gören oyuncular oldu. Bahar Çağlar çok önemli bir oyuncu ve klüp tarihimizde bonservisine en çok parayı vererek kadromuza kattığımız bir oyuncu. Geçen sene faydalanamadık, kötü bir sezon geçirdi, nasıl kullanmayı düşünüyorsunuz onu? Çok istekli ve bu isteği devam ettiği sürece çok iyi bir basketbolcu olacaktır. Ben onun Hidayet gibi olabileceğini düşünüyorum. Hatırlarsanız Efes yıllarında 1-2 oynayarak başladı. O fundamentalı aldıktan sonra boyu uzadı, güçlendi, kilo aldı ve 3 oynarken bu avantajını kullanabiliyor. Baharında 2-3-4 oynayabilecek duruma gelebileceğini düşünüyorum. A milli takım seviyesinde ilk 8 ‘ den daha yukarı çıkamadık. Ümitlerde iki tane Avrupa dördüncülüğümüz var ve bu takımın en önemli oyuncularında biriydi Bahar. Şimdiye kadar oynadığımız maçların genel ortalamasına baktığımızda süre olarak en çok oynayan oyuncu ve sezon içerisinde de devam edecektir bu. Tabi ki istediğimiz seviyeye gelmesi için biraz daha zamana ihtiyacı var. Baharla konuşmamda 3 yada 4 mü oynamak istediğini sorduğumda 4 ü tercih ettiğini söyledi. Fakat takımımızda 3 açığı var, bu pozisyonda oynamak sadece şut atmak demek değildir. Karşı takımı 3 numarasını hatta bazen 2 numarasını da tutabilmek demektir. Bunun içinde o savunmayı yapabilecek duruma gelmeli. Beslenmesine çok önem gösteriyoruz ama bir türlü istediğimiz kiloyu alamıyor. O kiloyu alamayan insan 4 yada 5 oynayamaz. Kocaeli ile geçtiğimiz hafta yaptığımız maçta ki kasedini de kendisine verdim, içerde topu aldığında ufak bir darbe ile dengesini kaybediyor, 4 ün gerektiği fiziksel güç onda oluşmamış. 3-4 ikisinide oynatmaya çalışıyoruz ama daha çok 3 oynatmak istiyorum. Yasemen Saylar için neler düşünüyorsunuz? Yasemen’ in şut stilini düzeltmemiz gerekiyor. Biraz daha bileğini yumuşatmaya çalıştık. Birçok oyuncu ile çalıştım ve bugün Birsel’ de gördüğüm kuvveti görebildiğim tek oyuncu. Birseli durdurabilecek onun yerine geçebilecek guard Yasemen’ dir. Şutlarını düzeltmek belki biraz zaman alacak, 2-3 yıldan bahsediyorum burada. İyi savunma yapıyor. Driplingi biraz yüksek, daha alçak olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Çok disiplinli ve hırslı çalışıyor. Kendisine çok güveniyorum. Altyapı hakkında neler düsünüyorsunuz? Yenilmez Armada olduğumuz zamanlarda birçok oyuncumuz altyapımızdan geliyordu. Bayan basketbolunda altyapı biraz farklı. Erkeklerde oyuncular 18-19 yaşlarında verimli olabiliyor ama bayanlarda bu 24-25 yaşlarını buluyor. Örneğin bir 84 jenerasyonu vardı Galatasaray’ da Tuğba, Gülçin, Roksan sonraki jenerasyonda Ceylan gibi. Saynur’ da sonradan geldi. Yıldızlarda şampiyon oldular, gençlerde üçüncü oldular ve bu gruptan patlama bekliyordu Galatasaray. Maalesef dediğim gibi yeterli sabır gösterilmedi. Gizem ve Dilara yı A takım kadrosunda düşünüyorum ama rotasyona girip iyi süre alabilecek duruma gelmeleri için 2-3 seneleri var en az. İlayda ve Hazal’ da beğendiğim oyuncular. Ben sık sık altyapı maçlarına gitmeye çalışırım. Yasemin Horasan da parlak bir sezon geçirmedi, buna rağmen milli takımda çok iyi bir performans gösterdi. Milli takımdaki performansını görebilecek miyiz bu sene? Riga’ ya bende gittim gerçekten oyuncuların hepsinin gözlerinin içi gülüyordu. Oyuncular kendilerine çok güvenerek oynuyorlar. Kim ne kadar oynayacağını ve onlara güvenildiğini biliyorlar. Biz Fransa ve Macaristandaki turnuvalarda Yaseminin kendine olan güvenini geri kazandırmaya çalıştık. Yabancılar gelince de antremanlarda daha da hırslı oynamaya başladı. Fiziği de iyi durumda, kilo sorunu yok zaten ben onun fazla da zayıflamasını istemiyorum. İçerde savunmasını iyi yapacak, ribaundları alacak, yıpratıcılığını ve agresifliğini sadece kendine değil takım arkadaşlarında da yayıp kaptanlık görevini en iyi şekilde yapmasını bekliyoruz ondan. Uzun senelerdir özlediğimiz şampiyonluğu bu sene görebilecek miyiz? Siz Fenerbahçe’ nin başındayken genelde bize üstünlük sağladınız. O zamanlar bizde gördüğünüz zaaflar, eksikliklerimiz nelerdi? Fenerbahçedeyken herkes bizi yenmek için maça çıkıyordu. Hatta Ceyhan bizi yendikten sonra şampiyon gibi karşılanmış bir maçtan sonra. Galatasaray da özellikle son 2 sezondur ciddi bir kardı yapılanması var. 2 sezon önce çok iyi bir kadro kuruldu ama ciddi sakatlıklar oldu 5 kişi kaldılar. O 5 kişi evet çok iyi savaştı ve herkeste böyle savaşsınlar bize yeter diye düşündü. Bence bu yanlış bir düşünce. Amaç savaşarak yenilmek olmamalı, amaç takım olup rakibini yenmek olmalı. Benimde amacım bu. Kimin kağıt üzerinde daha iyi olduğu önemli değil, aslında baktığımız zaman zaten kadro olarak çokta farkımız olmadığını düşünüyorum Fenerbahçe ‘ den . Mühim olan sahadaki 5 kişinin mücadelesi bu helvayı yapacak olan da biziz. Allah korusun sakatlık olmasın ama mesela şimdi Tuğba gitti 2 ay yok. Örnek olarak 4 sene önce Fenerbahçe namağlup Birsel ve Nilay oyun kurucularım. Birsel’ in ablası doğum yapmış ve bütün gece sevinçten uyuyamamış ve ben o maç Nilay çok yorulmasına rağmen Birsel’ i hiç oynatmadım son topta maçı kaybettik ve herkes bana yüklendi doğal olarak. Eminim ki o maçta Birsel’ i oynatsaydım o maçı kazanacaktık ama benim için sporcu sağlığı önce gelir. Çok fazla çapraz bağı kopan oyuncum oldu. Birçoğu yorgunluktan, uykusuzluktan olmuş. Oyuncularla iletişiminiz nasıl? Her oyuncuyu tanımak lazım. Yarın sabah idmandan önce 10 dakka erken gel senle bir toplantı yapalım dediğinde benle ne konuşacak diye uyuyamayan bir oyuncu olduğu gibi, ertesi gün arayıp erken gelmesi için hatırlattığın oyuncularda olabilir. İşte oyuncuyu iyi tanıyorsanız o uyuyamayacak oyuncuya yarın sabah senle toplantı yapacağız son maçta iki tane pozisyon var bak orda erken atmışsın onları göstereceğim dediğin zaman o gece rahat rahat uyur o. Hangi oyuncuya nasıl hitap etmesini bilmek çok önemli. Bazı oyuncu vardır çizmezsen anlamaz, bazı oyuncular seyretmeden anlamaz. Bu tecrübeye sahip olduğuma inanıyorum. 30 yıldır antrenörlük yapıyorum ve basketbol federasyonu tarafından açılan kurslarda en çok görev almış, kurs vermiş biriyim. Bu çok önemli bir tecrübe. Yeniz sezonda Abdi İpekçideyiz, bu bizim için bir dezavantaj mı? Kesinlikle bir dezavantaj. Bayan basketbolunda bu salonu doldurmak çok zor. Son Avrupa Şampiyonluğu maçında salondaki atmosferi düşünürsek bunu çok daha iyi anlarız. Son yıllarda Abdi İpekçi’ de oynanan hiçbir bayan maçı hatırlamıyorum. Şöyle bir düşünce de olabilir, burası modern bir salon, Avrupa Liginde gelen rakiplerde böyle güzel bir salonu görecekler. Avrupa Kupasını alan bir takım olarak bu sene Avrupa Liginde şansımız nedir? Bizim ilk hedefimiz gruptan çıkmak. Merdivenleri adım adım çıkmak gerekir. Kolay bir grupta değiliz, 4 tane şampiyon takım var ve çoğunun Avrupa Ligi tecrübesi fazla. İlk maçımız Taranto ile, Avrupa Kupasını uzatmalarda kaybetmekte kolay kabul edilebilir bir şey değil. Bizim maçlarda mutlaka bunun da hırsı olacaktır. Bayan basketbolunda en büyük hedef final four’ a gitmek. En büyük başarıları yine Galatasaray gerçekleştirebilmiş. Dünya’ nın en iyi oyuncularını kadrosunda bulunduran Spartak Moskova’ ya karşı Süper Kupada şansımızı nasıl görüyorsunuz? Kolay bir maç değil, hemde onların sahasında olacak. Şansımız yok diyerek oraya gitmek yanlış. Oraya gidip mücadelemizi yapacağız. Kazanırız yada kaybederiz ama bu kupayı ilk Galatasaray oynuyor. Bu çok büyük bir onurdur gerçekten. Tabi ki onlara “sizi ziyarete geldik kupayı da buyurun” demeyi düşünmüyoruz. Hepimizin çok sevdiği Işıl hakkında Fenerbahçe’ de çalıştığınız dönemlerle şimdi onu tanıdıktan sonraki düşünceleriniz arasında farklar var mı? Sağlık durumu nasıl? Ne zaman tam olarak oynatmayı düşünüyorsunuz? Işıl - Nilay dengesini nasıl kuracaksınız, ikisi de oynamayı seven oyuncular. Onlar zamanla paylaşmayı öğrenecekler. Hangisinin ne kadar oynayacağı gösterdikleri performansla orantılı olacaktır. Sakatlığı boyunca onunla yakından ilgilenmeye çalıştım. Yaşadığım o sakatlıklar ile ilgili anıları ve tecrübelerimi aktardım. Bu oyuncuların hepsinin sakatlıktan dönüşlerinde penetreyi biraz daha çekinerek yaptıklarından dolayı şutlarını geliştirdiklerini anlattım. Şimdi Işıl eskisi gibi değil. Daha iyi şutör, çok ekstra şutlar çalıştık ve çalışıyoruz da. Doktorun direktifleri doğrultusunda devam ediyoruz. Süper kupa kadrosunda sahaya çıkacaktır ama Taranto maçında daha hazır olacaktır. Hedef maçlarımızdan biri olan Fenerbahçe maçında % 100 hazır olacaktır. Işıl’ ın ekmeğiyle suyu Galatasaray’ da yaşamak. Kocaeli ile maç yapmaya gittik Pamukspora, Floryada kalmasını, tedavisini olmasını, antreman yapmasını ve sonra da dinlenmesini söyledim. Maç başladı bir baktım salonda Işıl, ne işin var burada dedim, “abi tedavimi oldum, idmanımı yaptım dolaşmaya çıktım bende buraya geldim” dedi. Onun gıdası Galatasaray, ona o gıdayı vermek zorundayız. Farklı bir oyuncu, herkese nasip olmuyor böyle oyuncular. Fenerbahçedeyken de onunla konuşma fırsatım oluyordu zaman zaman. Hiçbir zaman olumsuz bir fikrim yoktu. Geldiğim zaman daha fazla hırslı olduğunu gördüm. Onun gibi takım sevgisi olan bir oyuncu daha görmedim çalıştığım hiçbir takımda. Galatasaray’ da bayan basketbol şube yönetimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Göreve gelişiniz biraz olaylı oldu özellikle ligin devre arasında olanlar hakkında neler söyleyeceksiniz? Buraya geldiğim için çok mutluyum. Sayın Ahmet Dedehayır’ a Başkanımız Adnan Polat’ a çok teşekkür etmek istiyorum beni bu göreve layık gördükleri için. Çok iyi yönetiliyor basketbol şubesi, hiçbir eksiğimiz yok. Geriye dönsek aynı olayları tekrar yaşardım çünkü ben haklı olduğumu biliyorum. Ceyhan maçına gittiğim için hem Galatasaray hemde Fenerbahçe cephesinden çok eleştirildiğimi biliyorum ama Fenerbahçe yönetiminden aldığım bir yazı vardı görevine son verilmiştir diye. Ben oraya maçı seyretmek için gittim ama bu biraz çarptırıldı basın tarafından. Galatasaray bayan basketbol takımı son yıllarda hepimizin çok sevdiği ve gözbebeğimiz dediğimiz bir takım. Açıkcası siz Fenerbahçe’ nin başındayken yaptığınız bazı davranışlardan ötürü bu takımın başına getirilmeniz birçoğumuzun içine sinmedi hatta takımdan biraz soğudukta denebilir. Bu konu hakkında neler söyleyeceksiniz. Fenerbahçe bayan basketbol takımının bizle yaptığı maçlarda kendisinin ve oyuncularının davranışları hakkında neler düsünüyorsunuz? Oyuncular kısmı sanırım bu Nevriye ve Pondexter ile ilgili daha çok. Pondexter bildiğim kadarıyla o maçı çok stres altında oynamanın sonucunda formasını gösterdi ve bu yüzden de ceza aldı. Nevriye Galatasaray altyapısından yetişmiş bir oyuncu ama sonuçta küfürler olunca o da sinirlerine hakim olamıyor doğal olarak bir süre sonra. Ama Nevriye’ nin Galatasaray sevgisi vardı o maça kadar. Küfür maalesef oluyor her yerde. Banada aynı şekilde çok küfür edildi ama ben kimseye ağzımı açıp ne küfür ettim ne bir hareket yaptım. Kaldı ki bizim benchin arkasında bir sürü insan görmüştür bizim oyuncular havluları kafalarına taktığında ben çıkartın dedim seyirciyi daha fazla tahrik etmemek için. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir rekabet bu Galatasaray-Fenerbahçe. Yabancılar da anlayamıyor böyle bir şeyi. Şurda şöyle yapmıştın diyen biri varsa lütfen gelsin söylesin. Seyirciyi tahrik edecek bir şey yapmadım yapmam da. Bizim kötü olduğumuz yıllarda, bize karşı maçlarınızda skor farklı olmasına rağmen çok hırslı, sürekli baskı yapan, genç oyuncularınızı bile az oynattığınız oluyordu. Bu hırs sizden mi yoksa yöneticilerinizden mi geliyordu? Belki düşülen maçta olmamıştır ama diğer bütün Galatasaray maçlarında genç oyuncularımı oynatmışımdır. Sonuçta genç oyuncular da Galatasaray’ a karşı oynamak istiyorlardı ve bu maçlarda süreler aldılar. Düşülen son maçta biz deniz otobüsüyle gidecektik normalde. Bir anda yöneticiler gözleri parlayarak takımı toparladılar, yabancıları evlerden topladılar. Otobüs tutuldu maçtan 3 saat önce yola çıkıldı “aman yolda kalırız birşey olur maça çıkamayız, Galatasaray’ a yenilirsek bize çok laf gelir” diye çok stres yaptılar ve hepimizi strese soktular ki onlar da elenen yöneticilerdi. İki takım arasında ciddi bir güç farkı olmasına rağmen yöneticilerin bize yaşattığı bu stresten dolayı maç hep kafa kafaya gitti. Son periyotta koparabilmiştik maçı. Zaten Galatasaray bize yenildiği için düşmedi o sene. Kazanması gereken daha kolay ve hedef maçlarını kaybetmişlerdi. Son maç bizimle olduğu için böyle bir stres ortamı doğmuştu. Fenerbahçe’nin başındayken verdiğiniz bazı demeçler var, bunlar hakkında neler söyleyeceksiniz? Röportajın genelini bırakıp sadece bir cümlesi alınınca farklı yerlere çekilebiliyor. İkinci söylediğim Galatasaray içinde geçerli. Mesela Beril geçen sene A takım kadrosundaydı, başka bir takımda oynayabilirdi ama gitmedi. Başka takımda oynamak yerine basketbolu bırakmayı tercih ettiler. Keza Sevda da bırakacaktı nerdeyse. Fenerbahçede de böyle bırakan oyuncular vardı. Bazı oyuncular camiayla bütünleşip ordan çıkmak istemiyor. Anlatmak istediğim buydu. Oyuncuların tercihine gelince orda kastettiğim kişi kendimim. Türkiye’ de en çok WNBA maçını canlı olarak izlemiş antrenör benim. Gittiğim zaman bir aya yakın kalıyorum ve birçok maç, antreman izliyorum. Avrupa Şampiyonalarını yerinde takip ediyorum. All-Starda takım yöneten tek Türk koç benim. Yine oldukça uzun süren bir Avrupa Ligi tecrübem var. Koçlarla, oyuncularla, menejerlerle tanışıyorsunuz, konuşuyorsunuz ve tabi doğal olarak bir çevremiz oluyor. Bu oyuncular da Türkiye’ ye gelmek istediklerinde ilk olarak benimle iletişime geçiyorlar. Bu dediklerim şu anda Galatasaray içinde geçerli doğal olarak. Son olarak Galatasaraylı basketbolseverlere vermek istediğiniz mesaj? Benim görevim Galatasaray’ ı şampiyon yapmak. Ben artık sarı-kırmızı için çalışıyorum, bu renkler için savaşacağım. Herkes istediği gibi düşünmekte, hareket etmekte özgürdür. Sabit fikirli bazı insanları değiştirmek gibi bir düşüncem yok. Ama salona gelip Zafer hocayı protesto edelim gibi düşünceler olursa bana değil takıma zarar vermiş olurlar. |











