A Milli Futbol Takımı

2 konuya değinicem;
1) Bu takım çok yetenekli ve hırslı ama Ozan Tufan hariç. Yeter artık 4 yıl oldu. Bi insan hiç mi gelişmez, yaşı da genç. Kilo desen sporcu adamsın ya bu kadar mı zor vermek. Ben 18 yaşıma gelmeden 110 kilo falandım, sonra 80 lere geldim kısa süre içinde. Yani olmuyor bu adamdan. Kilo verse de hantal adam. Zamanında Fener’e 7 milyona taktıkları süper bir kazık olarak kaldı.

2) Ben bu spikerin “dünyanın en zor 1 puanı” acıtasyonunu anlamadım biri beni aydınlatabilir mi? Sen kimsin, rakibin kim ki de dünyanın en zor 1 puanı oldu bu ya?! Brezilya’ya karşı deplasmanda mı oynuyoruz ya hayırdır ?
Yedek kulübesi de kendini iyice küçük düşürdü. Ulan istesen 2-3 atacağın maçta zaman geçiricem diye koskoca teknik direktör yardımcısı kırmızı kart görüp rezil rezil gitti soyunma odasına. Ne gerek var bu kadar komik ve utanç verici bi duruma düşmeye?
Velhasıl neticede yine gol yemeden tamamladığımız bir karşılaşma oldu. İstatistiklere tam hakim değilim ama ciddi anlamda tarihin belki de en az gol yediğimiz-yemediğimiz sürecini geçiriyoruz, tebrikler.
 
Şenol geldiğinden beri sadece Fransa ve Norveç maçlarını iyi oynadık. Hollanda maçını çok ölçü alamıyorum biraz ekstrem gollerle kazandığımız bir maçtı. Bunlar dışında iyi oynadığımız maç yok Andorraları bile evimizde zorlanarak yeniyorduk.
 
''Savunma Bakanı len'' denilen stoperlerimiz niye yarım saatte 3 lük olmuş ? Niye çift sarıdan hemen atılmış ? Son 20 yılda gelmeyen teknik adam kalmamış, dikiş tutturan yok. Lucescu'ya sövenler dün Lucescu'nun ekmeğini yedi Şenol diyor. Fransa, Hollanda maçlarını kim kazandı o halde ? Yahut en az gol yiyen takımlardan olma unvanı ? Ozan Tufan alınmasa yangın çıkarılıyor, alınsa bi yerini kaldıracak hali yok. Herkes kadroya sövüyor, yedekler girse yine herkes sövüyor. O halde suç kimde burada ? Bu sonuçlardan sonra yine birileri çıkıp ''yabancı sınırı'' diyecek. Memleketin her mevkisine yapışmış keneler, emiyor.
 
Kim gelirse gelsin tefe konuyor. Bugün Şenol'a düşman olanlar yarın Fatih Terim'e, öbür gün Sergen'e düşman olur. Kimse ne istediğini yahut neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmiyor, sorgulamıyor.
Biz birisini seçmeliyiz milli takim başarılı olsun mu isteniyor yoksa kulüp takımları mi ispanya gibi inanılmaz bir jenerasyon yakalamadıkça olmaz ikisi birlikte bakınız italya kulüp takımları avrupada düştüler milli takim şampiyon oldu bu iş bir yere odaklanma meselesi örnek vermek gerekirse 2010 dünya şampiyonası öncesi basketbolda en kötü dönemimizi geçirdik kulüp takımlarında 2001 öncesi benzer bir durum olmuştu o zaman herkes hocalarımız modern futbolun gerisinde kaldı demeyecek o durumda
 
Sorunun ne olduğunu ben de anlayamıyorum ama çözüm bu değil. Hele hele düne kadar aslansın kaplansın denilen Şenol Güneş'e herkesin sosyal medyada hakaret etmesi çok saçma geliyor bana. Küfürler yiyen Lucescu'nun harika eserinin ekmeğini yemiş Şenol Güneş; hayatımda bundan daha malca bir tezatlık görmedim. Her neyse; sorunun ne olduğunu açıklayamasam da çözüm belli. Başta spor bakanı olmak üzere spor dünyasında yönetici kim varsa onuruyla istifa edip gidecek. Hoş gerçi yukarıdan emir gelmeden tuvalete bile gidemez onlar ama...
 
TFF yanlış tercih yapıp kovduğu hocaya tazminat olarak cebinden para vermiyor, bizim vergilerimiz gidiyor. Bu düzenin değişmesi oldukça zor. Yabancı hoca gelse ülkeyi de tanıması, oyuncuları takip etmesi filan çok zor. Zaten onlara sabır da göstermiyoruz. Türk hocaların belli bir yaşın üzerinde olanların çoğu takımı antrene etmekten kondisyon yüklemeye ve taktik olarak hazırlamaya kadar oldukça geride kaldılar. Şenol Güneş Bursaspor'a çok iyi top oynatmıştı, BJK ile de iyi giderken FB ile olan kişisel husumetini yenemeyerek dengesini kaybetti. Milli Takım'da da kritik yerlerde çuvalladı. Ayrıca ne bekleniyor hocadan çok merak ediyorum. Türk takımları Avrupa'da Norveç ya da Hollanda takımlarından daha mı başarılı da kesin olarak gruptan çıkmak zorunda oluyoruz? Umarım gelecek olan hoca şu yabancı sınırı dayatmalarına karşı Şenol Güneş gibi sinmez ve saçmalamaz ama TFF'deki atanmışlardan olumlu bir hareket beklemem zaten.
 
Sürekli başarı için ülkede alt yapı devrimi gerekiyor. Sadece tesis olarak değil asıl yetiştiriciler için bir devrim gerekiyor. Öyle Avrupa'ya torpille birilerini göndermeyeceksin Almanya, Fransa ve Belçika ve hatta İtalya gibi ülkelerden yetiştiricileri yetiştirecek kişileri getirip iyi teknik direktörler çıkarmalıyız.
Bugün için ise Okan Buruk boşta git imza at. Öyle sağa sola ben bulaşacağım diye de diretmez.
 

Üst