Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu: Savaş Karadağ (Röp. S. 2)

  • Konbuyu başlatan Erdal Can İçelli
  • Başlangıç tarihi
E

Erdal Can İçelli

Misafir
Bu haftaki konuğumuz SAVAŞ KARADAĞ

Aslında daha önce planladığımız röportajı askerlik nedeniyle ileri bir tarihe ertelemiştik ve terhis olunca anında konuşup ayarladık ve kirmadan memmuniyet ile kabul etti.

Konu Savaş ağabey olunca röportaj çok farklı bir boyut alabilir onun dünyası daha doğrusu ütopyası çok farklı ve çok özel bir insan.Hayat felsefesi,insanlara bakış açısı askerlik anıları vs vs.. çok merak ettiğim bir röportaj olacak sabırsızlıkla yapmayı bekliyoruz sizlerden de sorular tabi ki de

İlginiz için şimdiden teşekkürler
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Geçmiş yıllara göre sanki basketbol konusunda yazmayı azalttı bayağı, genelde başka konularda yazmak için uğruyor foruma. Sebebini öğrenebilir miyim, forumun halinden şikayetçi mi?

Bu konuyla bağlantılı olarak da 2 sene önce uA forumda açmış olduğu "Aslantepe'ye Salon İstiyoruz" başlığına rastladım geçen günlerde. Bu konu hakkında neler diyecek?

Bu röportajda iç dünyasını, yaşadıklarını zaten mükemmel bir biçimde anlatacaktır ama ondan basketbol ile ilgili geniş yorum bekliyorum beni kırmazsa.

Harika bir röportaj olacaktır şüphesiz..
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Yakından tanımak istediğim ilk insandır kendisi. Meraklarımı yüzyüze gidermek için soru sormayacağım ..
 
E

Erdal Can İçelli

Misafir
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

30 Mayıs kadar soru sorma süresi

----hatırlatalım----
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Savaş bey önce neden Galatasaray onu anlatsın.

Askerlik günleri içinde en çok özlediği şeyleri de dinlemek isteriz.
Askerlik sonrası hedefleri nelerdir?Şimdi ne yapacak?

Birde iyi futbolcumu yürekli futbolcu mu?Bunu kıyaslarsa sevinirim?
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Savaş hoş geldin öncelikle, hayırlı uğurlu olsun tezkere yedin bitirdin askerliği.

Bir an önce yapılsın sabırsızlıkla bekleyeceğimiz bir söyleşi olacak.

Özledik Savaş bir buluşalım hasret giderelim yahu.
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Kendisini, kendi cümleleriyle anlattığı bölümü zevkle okuyacağım.
 
E

Erdal Can İçelli

Misafir
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Bu gece 24:00 itibariyle soru sorma süresi bitecektir.
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Arkadaşlar, daha fazla soru bekliyoruz. Konuğumuz, diğer kişiler gibi çok kaliteli. Ona yakışır bir çalışma olmalı. Yardımlarınızı bekliyoruz. Teşekkürler.
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

* Köy Enstitüsü ismi belli çevrelerde allerji yarattığı için, farklı bir isim altında, ufak değişikliklerle sistemi tekrar oturtmaya çalışsak geleceğe yönelik neleri değiştirebiliriz? Köy Enstitülü dedenin torunu olarak bu konuda neler söylemek ister?

* Ünlü bir yazar olmak mı, yoksa siyaset biliminde dirsek çürüten biri olarak ünlü bir politikacı mı?

* Okumaya başladığı kitabı beğenmezse kütüphanedeki yerine mi koyar, bitirmek için kendini mi zorlar?

* Türkiye´de günümüzde yürütülen ekonomi alanındaki dış politika hakkında neler düşünüyor? Neleri değiştirmeli, neleri programa dahil etmeli?

* Müzikle arası nasıl? Şimdiye kadar çaldığı herhangi bir müzik aleti oldu mu? Hangi tarz müzik dinler, beğendiği sanatçılar...
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Dün, soracaktım aslında...

Aşk nedir?

Müzik denince aklına kim gelir, ne düşünür?

İsmi, kendisinde ne anlam ifade ediyor?

Kendisine has yazı şekli var. Esinlendiği birisi var mı, örnek aldığı? Yoksa tamamen içinden mi geliyor bu betimlemeler?

Kitap yazmak gibi bir düşüncesi olabilir mi mesela?

Bir saniyeliğine gözünü kapatıp o an ne yapmak istediğini sorsalar, ne yapmak ister?

1 saat geç kaldım. : )
 
E

Erdal Can İçelli

Misafir
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Soru sorma süresi dolmuştur ilginiz için teşekkür ederiz
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Arkadaşlar selam.

Son günlerde ardı ardına yaşadığımız olaylardan ötürü hepimiz çok üzüldük. Zor bir zamandan geçiyoruz.

Bu yüzden bu hafta gerçekleştirmeyi düşündüğümüz Savaş Karadağ röportajını ileri bir tarihe ertelemek zorunda kaldık. Bu duyarlı davranıştan ötürü, Savaş Karadağ'a teşekkür ederim. Sizlerden de özür diliyoruz, anlayışınız için şimdiden teşekkür ediyoruz.
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Herkese merhaba. Bugünden itibaren aile toplantısı amaçlı yapılan röportajlarda Yiğit ve Uğur ile beraber sizlere yardımcı olmaya çalışacağım. Bundan önceki emekleri için Erdal'a teşekkür ederim. Kendisini aratmamaya çalışacağım.

Daha önce yapılması planlanan ama bazı sebeplerden dolayı ertelenen Savaş Karadağ röportajı için tekrar soru alacağız. Diğer soruları da değerlendirceğiz tabii ki.

Yeni soru alımının bitiş zamanı : 1 Ekim Cuma 23:00
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu:Savaş Karadağ

Soru sorma süresi sona erdi. Gayet de güzel sorular var. En geç yarın sorular hazır olur. Hemen göndereceğiz.
 
Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu: Savaş Karadağ (HAZIR)

1) Savaş Karadağ, GSBasket tarafından yakından takip edilen bir isim. Bu platformda çok seviliyorsunuz. Okuyucularımızın sizi daha yakından tanıyabilmesi için kendinizden biraz bahseder misiniz?

85, İstanbul doğumlu, Galatasaraylıyım. Yaşadığımız zaman diliminde, bir yandan Harp Akademilerinde Güvenlik Stratejileri üzerine doktorama devam ederken, bir yandan da genelde yurtdışıyla çalışan inşaat sektöründeki bir firmanın, İstanbul Bölge Sorumluluğu görevimi idame ettiriyorum. Hayatım da aslında bu üçgenden ibaret; akademi, iş ve Galatasaray.



2) Galatasaraylı olma hikayeniz çok merak ediliyor. Sarı kırmızı renklere gönül vermenizde etkili olan faktörler nelerdir?

Bir hayalim var benim, bir gün oğlumun boynuna sarı-kırmızı atkısını sarıp onu elinden tutarak maça götürmek. Zira, rivayet odur ki ben daha yaşımı doldurmadan, babam beni evden kaçırıp Sami Yen'e götürürmüş, bayraklara sarıp. Sonrasında ise bir gelenek bizim için, babamla kapalı, lise çağlarıma kadar. Bilinçli taraftarlığa geçişimi ise kaybettiğimiz Werder Bremen maçı olarak kuruyorum kafamda, evin arka odasında, televizyonda, hüngür hüngür ağlayışım ve o zamandan başlıyor sanırım kaybederken daha bir bağlanışım, en kırmızıya.

3) GSBasket hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Basketbol hakkında yazmayı azalttığınız düşünülüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz. Ayrıca forumda kendinize has bir yazı şekliniz var. Esinlendiğiniz biri var mı? Yoksa bu betimlemeler içinizden mi geliyor?

Gsbasket benim için, Arda, Şamil, Berk, Onurlar, Porazan, Burak, Tugay, Tolga, Merve, Eyüp, Gazanfer, Yiğit Erdal, Volkan, ama tabii Çiçekoğlu, ve sayamadığım diğerleri. Gsbasket bana, 'Galatasarayı yalnızken sevmek daha güzel' düsturumda yanıldığımı gösteren bir aile, sevgide paylaşımın nazarımda vücud bulmuş hali, şahsıma bir şans. Hele Onur Yavuz'un Petersburg karşısında salona girdiğini gördüğümde hissettiğim duygu tarifsiz.
Basketbol konusunda yazmamaya gelince, bilginin kısıtlı olduğu zamanlarda bunu fikre dönüştürmek okuyanlara haksızlıkmış gibi geliyor bana, tabii ki dost sohbetlerinde, ortak olmaya çalışıyoruz bir kaç kelamla, fakat Gsbasket gibi dışarıdan da takip edilen bir markada, okuyan kişinin ne cahil adamlar yazıyormuş Gsbaskette diye düşünmesini istemem, ben sebebiyle. Diğer soru ise, iyi bir okuyucu olmaya çalışıyordum eskiden, ve özellikle Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı derin izler bırakmıştır anlatmaya yönelik dilimde, şiddetle tavsiye ederim.




4) Biraz da sizle ilgili sorularla devam edelim. Anlamlı bir isminiz var. İsminiz sizin için ne anlam ifade ediyor?

Yaşadığımız coğrafyada, yaşama bakarken etkili olan kültürel kodlardan en önemlisi belki de, yaşamın savaşmaya eşdeğer olduğudur binlerce yıldır. Sanırım bu mücadeleye atıfta bulunmak istedi babam ismimi tercih ederken. Gerçi kendisi büyük ve küçük Savaş'ların bunda payı var diye takılır arada ama, bildiğim kadarıyla ikisi de o tarihlerde Galatasaray'a gelmemişlerdi daha, gerçi buradan da, vizyon sahibi olduğu sonucunu çıkartabilir babam. Kendi adıma ise, emek-sonuç kavramına çok inanan biri olarak, ismimin hayatımın her alanına tesir ettiği kanaatindeyim, fakat bu durumun negatif sonuçları da olmuyor değil.

5) Savaş Karadağ'ın bir günü nasıl geçiyor? Boş zamanlarında yapmaktan hoşlandığı etkinlikler nelerdir?

Ofis, akademi, ev. Doktora başladığından beri, kendime ayırabildiğim zaman dilimi ziyadesiyle azaldı. Fakat bu durumdan şikayetçi olduğumda söylenemez, zira ileride biriktirerek ilerleyebilmişim diyebilmek için bir süre bu tempoya ayak uydurmak zorundayım, ben de bu durumdan keyif almaya çalışıyorum. Bu rutin içinde tabii ki bir kaç ritüelim mevcut; sabahları örneğin NY Times, People's Daily, the Guardian gibi gazetelere göz gezdiririm sabah kahvem eşliğinde, bu eylem sırasında ise keyfim yerindeyse Coldplay, huzur peşindeysem Yansımalar dinlemek keyiflerim arasındadır. Günü bitirmeden önce ise Galatasaraya dair takip ettiğim bir kaç portalı kolaçan ederim. Haftasonları ise makale okumaktan kalan zaman dilimlerinde, PES dersi vermek, özel hobilerim arasındadır. (bkz. önder çiçekoğlu)



6) Askerden geleli yaklaşık beş ay oluyor. Askerlik sizde nasıl bir etki yarattı? Askerlik günlerinden özlediğiniz şeyler var mı, varsa bizlerle paylaşabilir misiniz?

Askerlik konusunda şöyle bir prensibe sahibim, askere gidecek herkese, başkalarının tecrübelerini dinleyerek kendilerini konumlandırmamaları gerektiğini, ifade ediyorum. Çünkü askerlik, insanoğlunun dışarıyla olduğu kadar kendi içinde de verdiği bir mücadele, ve her bir birey kendi algılamaları üzerinden yaşayarak tecrübe ediyor askerliği. Özlem noktasında ise, kurulan güzel dostluklar, o yoğun paylaşım şükranla anılıyor tabii, neticede genel kanının aksine, askerliğin her Türk gencinin yaşaması gerektiği bir tecrübe olarak görüyorum. Tabii sürenin biraz daha kısaltılması, ve profesyonel olarak bu işi yapmayanların sıcak çatışmalara sokulmaması kaydıyla.



7)Gündeme ilişkin sorularla devam ediyoruz söyleşimize. Türkiye' de son zamanlarda gerek siyasi, gerek ekonomi, kültürel ve sosyal alanda yaşanan gelişmeleri ve değişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye Cumhuriyeti'nin şu anda yaşadığı dönemi, tarihsel arkaplanı yani bu noktaya nasıl gelindiğini araştırmadan ve tabii özellikle dış dinamikleri analiz edemeden algılayabilmek oldukça zor. Bu konulara tam olarak hakim olmadığım için kesin yargılara varmamayı tercih etmekteyim. Lakin vatanına, milletine bağlı, Türkiye Cumhuriyetinin bekasını kendisine vazife bilmiş arkadaşlarımızın bu konulara kafa yormasını çok isterim ve bu konuda da elimden gelen yardımı katiyetle esirgemem. Zira Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından dengelerin tamamen değiştiği günümüz dünyasında, küreselleşmenin devasa boyutlara ulaşmış olması, hemen her ülkenin bazı dönüşümlere gebe olduğunun bir göstergesidir. Bu süreçte hemen her Türk insanının vazifesi konjönktürü anlamaya çalışarak kendisini buna göre konumlandırmaktır. Bu sebeple, bir başkasının bu konu üzerine söylediklerini referans almak yerine, egemenlik hakkı nedir, cari açık nasıl oluşur, nasıl bir Türkiye hegemon güçlerin hoşuna gider, başkanlık sistemi ile parlamenter sistem arasındaki farklar nelerdir vb. konularda yazılmış bilimsel kaynakları refere almak, özümsemeye çalışmak, daha güçlü bir birey toplumu ortaya çıkartacaktır. Ötekileştirmenin minimize edildiği bir Türkiye ise en büyük hayalim..

8)Sırada Onur Yavuz'un bir sorusu var. Köy Enstitüsü ismi belli çevrelerde allerji yarattığı için, farklı bir isim altında, ufak değişikliklerle sistemi tekrar oturtmaya çalışsak geleceğe yönelik neleri değiştirebiliriz? Köy Enstitülü dedenin torunu olarak bu konuda neler söylemek ister? Köy Enstitüsü ismi belli çevrelerde allerji yarattığı için, farklı bir isim altında, ufak değişikliklerle sistemi tekrar oturtmaya çalışsak geleceğe yönelik neleri değiştirebiliriz? Köy Enstitülü dedenin torunu olarak bu konuda neler söylemek ister?

İç politikaya girmemeye özen gösteren bir öğrenci olmakla beraber, Köy Enstitüsünün etkilediği bir ailenin üçüncü kuşağı olarak, huzurlarınızda lanet ediyorum, kendi çıkarlarını vatanın yüce çıkarlarının önüne koyarak, ama en önemlisi korkarak, eğitimi geniş halk kitlelerinden kaçıran, zamanın yöneticilerine. Benim dedem çobanmış belirli bir yaşa kadar, şimdi ise emekli bir öğretmen, Anadolu'nun her yerinde binlerce öğrenciye bilgiyi götürmüş, yaşatmış. Benim dedem, Agrı'daki köylerine gelen öğretmenleri yönlendirmeseydi kendisi, okuma yazma bile bilmeyecekti belki, benim ananem gibi. Bu bir dalgadır, Ağrı'nın bir köyünde başlayan hikayede, 3. kuşakta bile etkisini göstermiş, vatanı kendisine dert eden bireyler yetişmesini sağlamış, özel bir dalga.

İkinci soru ise daha anlamlı, daha önce söylediğim gibi kesin yargılara varmamaya özen göstersem de, Türkiye'nin geleceği, güçlü bir Türkiye'nin, güzel günler görecek bir Türkiye'nin en büyük ihtiyacıdır, köydeki gençleri buralara inşaat işçisi olarak değil de, bilim adamı olarak getirebilecek bir ihtiyaç. Bir arkadaşım yükseklisans tez konusudur Türkiye'de Köy Enstitüleri, varsa bu konuda niyetlisi, zevkle ulaştırırım kendilerine, ah o dalgada küçücük bir payım olsa..




9)Savaş Karadağ, ünlü bir yazar olmayı mı; yoksa ülke sorunlarına çözüm bulmak için çaba harcayan bir politikacı olmayı mı tercih ederdi?

Yazmak disiplin ister, yazmak emek ister, yazmak yürek ister. Özellikle yazı disiplini olmadan ortaya saygıdeğer bir eser çıkması oldukça zor, hatta imkansızdır. Bu sebeple hele ki hayatımın şu noktasında bu oldukça zor, ki karakter olarak da yazı disiplini pek mevcut değil ben de. Dost sohbetlerimde de belirttiğim gibi benimkisi yazmak değil, yaşadıklarımı paylaşmaya çalışmak sadece. Ve fakat, bir hayalim var yazmaya dair evet, ileride, bana ait, bir kitabımın olması, torunlarıma iftiharla gösterebileyim diye, adı kırmızı.

Politika ise benim ihtirasım, ama zor tabii günümüz Türkiye'sinde, özellikle belli başlı konularda prensipleriniz mevcutsa. Fakat yukarıda belirttiğim o dalgaya bir nebze katkımın olması için hangi alanda olursa olsun mücadelemi sürdüreceğim, çünkü yaşadım diyebilmek için, biriktirmek lazım, biriktirdiğini paylaşmak, senden sonra dünya daha güzel bir yer olsun diye fedakarlıkta bulunmak, bu belki de yaradılışına kattığın anlam ile ilgili.


10)Sırada duygusal bir soru var. Aşkı tanımlamanızı istesek, zihninizde neler canlanır?

Maç tüm heyecanıyla sürmekte, herkeste gergin bir ifade, sonra bir gol oluyor son dakikalara girilirken. Bir patlama anı, tüm zihin boşalıyor, tanımadığın insanlarla sarılıyorsun, 20000 kişi tek vücüd olmuş, dünyanın belki de en güzel kalabalığının eşit bir parçasısın, sonra duruyorsun bir an, insanlar sevinmeye devam ederken, bakıyorsun etrafına, o yok, farkediyorsun, ve bir anda ayrılıyorsun o kalabalıktan, onlar devam ederken, sen alabildiğine yalnız hissediyorsun, eksik;
aşk yoktur..




11)Son olarak GSBasket ailesine ileteceğiniz bir mesaj varsa, onu bizimle paylaşır mısınız?

Gsbasket potansiyelini atıl tutan bir oluşum, gücünün ayırdına varmayarak, Galatasaraya verebileceği katkıyı maalesef yadsıyan bir ekip. Galatasaraysozluk ile beraber yapılan organizasyon bunun önüne geçilebileceğine dair bir umut aşıladı belki de bazı zihinlere, ama devamını getirebilmek yine yeni bir emek isteyecek, Gsbasket buna hazır mı hep beraber göreceğiz.
Teşekkür ederim.


------------------------------------------------------------------------

Bizler de GsBasket röportaj ekibi ve GsBasket ailesi olarak sevgili Savaş Karadağ'a en içten dileklerimizle teşekkür ediyor, mutlu ve sağlıklı bir gelecek diliyoruz...
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu: Savaş Karadağ (Röp. S.

Çok güzel bir röportaj olmuş :). Emeği geçen herkese teşekkürler :). Savaş Abi'yi daha yakından tanımak güzel :).
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu: Savaş Karadağ (Röp. S.

Sayende ünlü olmuşum Reyiz :)

Bu adam konuşsun sabaha kadar,dinleyin sizde.
Emek verenlere teşekkürler.
 
Re: Aile Toplantısı 15. Hafta Konuğu: Savaş Karadağ (Röp. S.

Gerek Köy Enstitüleri hakkında verilen bilgiler olsun, gerekse gündeme ilişkin ve diğer sorulara verilen yanıtlar olsun doyurucu bir röportaj olmuş.

Bir yandan sevdayı iliklerinde hisseden öte yandan edebiyatın tozunu yutmuş olan Savaş´ın "Kırmızı"sını büyük bir heyecanla bekliyorum.

Erdal´ı da unutmadığımı dip not olarak ekleyip, geçip emeği geçenlere teşekkürler diyeyim.
 

Üst