TKBL 12. Hafta | Ceyhan Bld. 98 - Galatasaray M.P. 95

yıne turklerden sıfıra yakın katkı almısız.95 sayıdan sadece 13 ü türk oyunculardan gelmıs.(melisayıda dahıl ettım).bı kere yabancı oyuncu kısıtlamasından kesınlıkle prınce dısarıda kalmamalı..rıbaund ve savunma ıcın fowles ve tına oynuyor dıyoruz ama rıbaundlar da durum 31'e 26 sadece,e yedıgımız sayıda 98,nerde pota altı,nerde rıbaund..ceyhun hocaya da iyi seyırler dılıyorum burdan.
 
Galatasaray'ın EL'i kazanabilecek kalite müthiş oyuncu kadrosu var ama, oynanan oyun düzeni sıradan bir takım görüntüsü veriyor. Oyunculara tek tek bakıyorum, bu kadar kötü basketbol nasıl oynanabilir hayretler içinde kalıyorum! Elinde kadın basketbolunun en iyi oyuncusu olarak kabul edilen Taurasi, WNBA'in en iyi 3-4 uzunundan ikisi (T.Charles & S.Fowles) ve geçen sezon EL'de final maçının MVP'si Torrens var... Ayrıca Price, Matic gibi ortalama üstü iki yabancı ve Avrupa şampiyonasında final oynamış milli takımda görev yapan Işıl, Bahar, Şaziye gibi yerli oyuncular ...

Sonuçlardan bağımsız söylüyorum. Oynanan basketbol kesinlikle kadro kalitesiyle eşdeğer değil. Bariz bir şekilde yolunda gitmeyen birşeyler var... Bu kadar zaman zarfında artık uyum sorunu var da denemez! Bu kadar yatırıma yazık oluyor...
 
Hiç şaşırtıcı olmayan bir sonuç. Senenin başından itibaren basketbol oynamadığımızı söylüyoruz. Savunma yok, hücumda doğru düzgün bir organizasyon yok. Ceyhun Hoca'nın takıma olumlu katkısı hiç yok. Basketbol şubesi uyuyor.
 
Yenilen 98 sayıya neden bu kadar takıldınız onu anlamadım ben. Keşke 99 sayı atıp maçı kazansaydık. Önemli olan maçı kaybettiğimizdir.. Ve bu rezaletin sorumlusu da tabiki en başta koçtur.
 
99 değil isterse 150 sayı atalım kimse bana yediğimiz 98 sayıyı anlatamaz. Yüzde 50 ile üçlük attılar evet. Ama neden? Çünkü neredeyse hiç bir atışlarını bozmadık. İki tane kulemiz var diyoruz ama penetre eden turnikeye gidiyor. Hep bekliyoruz. Artık bir gelişme lazım. Gelişme yoksa da değişim lazım.
 
maçla ilgili söylenecek birşey yok. yapılması gereken belli; yönetimin koça tekkekür edip yollarını ayırması lazım. bunu yarın sabah yapmalı. ve takımın başına cem akdağ'ı getirmeli. açık ve net.
 
Kac saat gecti hala kafamda takili kaldi cikmiyor. Üzüntüden gebercem. Kadromuz bu kadar yüksek seviyeli olmasa canlari sagolsun diyecegim ama bana rüya gibi geliyor. Burdan abilerimiz felan yokmu Hakan beyle irtibati olan? Lütfen cok gec kalinmadan geregi yapilsin artik. Senelerdir sampiyonlugu bekliyoruz artik yeter. Dayanamiyorum her sene her mac karsi tarafa boyun egmekten. Lütfen YETER.
 
Ne yapılabilirse yapılmalı ama bazı kararlar almalı Hakan Üstünberk..Takımda bazı oyuncular hala hangi takımda oynadıklarının farkında değiller..Tehlikenin onlar farkında değil galiba..Galatasarayın boşa geçireceği 1 senesi daha kalmadı..Hele bu seneki başarısızlığın açacağı yara çok büyük olur..

Taurasi her 4-5 dakikada bir saha içinde arkadaşlarını toplayıp mini toplantı ile onları ateşlemek zorunda değil..Dünyanın bir numarası sahada emek verirken daha kendini ispatlamamış kişilerin vurdumduymaz halleri hiç yakışmıyor..

Hayır zaten oyuncularla ilgili gelen dedikodular duyumlar hiç hoş değil birde sahadaki bu durum eklenince ister istemez bazı şeyler değişiyor
 
Bugünlerin geleceğini neredeyse hepimiz biliyorduk, farkındaydık. Bunu dile getiren, yanlışları eleştirilen, değişim isteyen insanlar bir şekilde püskürtüldü sürekli. Bugün geldiğimiz noktada Ceyhun Yıldızoğlu'nun konusunda istifa sesleri daha güçlü yükseliyor.

Koç eleştirildi, 'iyi adamdır, milli takımda neler yaptı, şöyledir böyledir' dendi; takım-oyuncular eleştirildi, 'yabancıların kalitesi zaten ortada, e yerli havuzu da zaten belli' dendi; yönetim bu gidişata müdahale etmediği için, kadroda görünen eksikleri kapatmadığı için -Avrupalı uzun gibi (artık yılan hikayesine döndü zaten)- eleştirildi, 'ama olur mu, bu yönetim bu kadar yatırım yaptı bu takıma' dendi. Kötüye doğru bağıra bağıra gidiş vardı, ama sorumlusu yoktu.

Kötü gidişata kimse (sorumlulardan) müdahale etmedi. Daha da kötüye gidilmesi sadece izlendi. Bizim üzerimizdeki Ros Casares koçunu gönderdi, biz hiçbir şey yapmadık. Koçun gitmesi lazımdı demiyorum. Değişim gerekiyordu, koç, oyuncu, yönetici, idareci her neyse değişmesi lazımdı, ama değişmedi.

Bugün bakıyorum ki, bazı kişilerin takıma ciddi zarar verdiği konuşuluyor. Çoğumuz birşeylerin ters gittiğini çok daha önceden anlamıştı, zaten görülüyordu. Göz görüyordu, görünen köy kılavuz istemiyordu. Bu kadar yenilgiyi aldıktan sonra mı aklımıza geldi bu isimlerin takıma zarar verdiği? Gidişat zaten ortadayken, kolay lig maçlarını bile istenen düzeyde kazanamıyorken bu isimler neden konuşulmadı? Ros Casares'ten 50 de yersin, Fenerbahçe'ye de yenilirsin, dışarda UMMC yener, sonuçlar önemli değil, önemli olan tabloydu, kazandığımız çoğu maçta bile biz çok kötü izlenimler verdik. Çoğumuz bu tablonun bu yapıda düzelmesinin zor olduğunu biliyorduk, ama sustuk, konuşanları da susturduk. Şu anki bu noktada gerçek sorumlular kadar susanların da payı olduğunu kanısındayım.

Zararın neresinden dönülürse kârdır. Gereken neyse yapılmalıdır. Ceyhan maçı da bahanesi olur herhalde değişimin.

Değişim ne kadar çabuk olsaydı başarı o kadar artardı diye düşünüyorum. Yine de akılcı mantıklı değişimlerle bu sezon için hala ciddi umudumuz olacaktır düşüncesindeyim.
 
Normal sezonu birinci bitirmek ikinci bitirmek sorun değil geçen yıl biz birinci bitirdik yine şampiyon olamamıştık önemli olan o maçlarda koçun oyuncuların güven vermesi ama bana Tine ve Dee den başka güven verecek oyuncu yok . Ayşe cora Gülşahtan kat kat daha yararlı olur bu kız neden hala süre alamıyor neden hala son topu Şaziye kullanıyor akıl sır ermiyor ya şaka gibi mutlu bir günde uykularımı kaçıran maç oldu ne diyeyim Ceyhun hocam be ne diyeyim .
 
değişim ilaçtır.cem akdağ ya da kariyerli bir yabancı koç idealdir.yönetim gerekeni yapmazsa biz taraftarlar böyle sessizce olanı biteni takip edemeyiz.kampanyalar başlatılmalı,şikayetler yönetime iletilmeli,tribünlerde gereken tepkiyi vermeli.olmayacak çünkü,bunu görebiliyoruz.böyle giderse ya ros casares ya bir rus takımı ya da fenerbahçe kaldırır evimizde kupayı.bu acı gerçeği düşünmek bile uykumu kaçırmaya yetti ve o yüzden parmaklarım bu tuşlarda, bu kelimeleri çıkarmakta.ceyhun hocam,hocam olmuyor işte,zorlama,sana saygımız sonsuz,hürmette kusurda etmedik,etmeyiz de.ama yollarımız ayrılsın artık.çık tribüne ordan takip et takımı,inan saha içinde de daha fazlasını yapamıyorsun,biz seni üzmedik,sen de bizi üzme.durum gerçekten çok ciddi,sorun bu kadar netken,çözüm küçük bir değişim ve ufak bir kıvılcımken kaçmasın elimizden kupalar,galatasaray tarihine yazılacak olan altın harfler.son olarak seneye de alın birselimizi olsun bitsin...
 
Özrü olmayan bir maç. Takım her geçen gün iyi olması gerekeceğine kötüye gidiyor.

95 sayı attığımız bir maçta bile Sakız gibi "yerlilerin attığı skor az" deyip durmayın artık. Bu takımın sayı yükü yabancıların üstündedir ve hepte öyle olacaktır. Sorun farklı yerlerde, en basitinden 9 ribaunt alan Tinadan sonra en fazla ribauntu takımın en kısası Işıl (5 rib) alıyorsa orada sorun vardır. Toplam 21 top kaybı yaparken Sylvia 8 top kaybı yapıyorsa orada sorun vardır. Tina' nın 38 sayı attığı bir maçı kazanamıyorsak orada sorun vardır.

Takımda ciddi bir disiplin sorunu olduğunu düşünüyorum. Oyuncular birbirinden kopuk ve kenar yönetimi çokta takmıyor havasındalar. Ne yazık ki takım olabilme olgusunu bir türlü oturtamadık bu sene.

Saygılar.
 
Öncelikle belirteyim Ayşe Cora sakat. Neden oynatılmadığı konusunda hocanın böyle bir mazereti olabilir. Ama daha önce de oynatılmıyordu bunun nedenini bilmiyorum. Zaten herhangi bir oyuncu neden oynatılmıyor diye hocayı eleştirmem. Çünkü tüm hafta oyuncularla olan ben değilim teknik kadro illaki bunun açılımını yapıyordur. Benim eleştirim oynatılan oyunculardan gerekli verimin alınması için gereken oyunların hazırlanmaması üzerine. Tekrar söyleyeceğim. Gülşah-ŞAziye bize geldiklerinde skorer biliniyorlardı. Keza Şaziye'yi avrupa şampiyonasından biliyoruz. Işıl elini korkak alıştırmıyordu. MElisa bize geldiğinde ligin sayı kralıydı. Tamam bu oyuncuların maç başına 10 sayı ile oynamasını beklemiyorum. Ama bu oyuncular şut atmak konusunda da ürkekleştiler geçen her gün dahada ürkekleşiyorlar. Bunda oyuncuların suçu olabilir ama Hocanın da kabahati var diye düşünüyorum. Takım defansif anlamda gerektiğinde ve/veya istediğinde savunma yapabiliyor ama hücum anlamında aksiyon, oyuncuların bireysel yeteneklerine kalıyor. Oyuncuların, oyunun her iki alanına da odaklanması sağlanamıyor. Syl savunamaya odkalnıyor hücum yok Tina hücuma odaklanıyor savunma yok. Burdan teknik eleştiri yapmıyorum o daha detaylı bir yazının konusu olabilir ben sadece temel soruna değiniyorum. Hoca'ya ve taraftara bir sorum var. Maçın son 24 saniyesi rakip bizden 1 sayı önde o topu sağlıklı kullanacağımızı maçı kazanacağımızı düşünürmüsünüz? Aaa sahi ceyhan maçı da böyleydi demi. Ben şahsen o anda da düşünmemiştim. ÜStelik takımımda Tİna-Dee Alba varken düşünmemiştim. O son sayıyı at(a)madığı için Dee'ye Tina'ya Alba'ya kızmıyorsam Işıl'a Bahar'a gülşah-Şaziye'ye de kızmam. Sorun o son saniyeleri oynatacak oyunların kurulmaması. Ciddi anlamda sıkıntı yaşıyorum her kötü maçtan sonra takımın yerlilerine giydirilmesine. Hocaya da giydirmek istemiyorum kötü konuşmak istemiyorum ama bizim nezaketimize hoca da aynı şekilde karşılık vermeli ve artık bırakmalı görevini. İşin acı yanı Hoca burayı bırakırsa gideceği yer başka bir büyük takım olmayacaktır. Bizim se aklımıza sadece Cem Akdağ gelecek. koca GS sadece belli isimlerin çevresinde mi dönmeli? Futbol olur Terim-Lucescu Basket olur Cem Akdağ. Bu durum o insanlara da ayıp bence. Avrupada kadın basketboluna hakim bir çok hoca var ama alacağımız hocanın "yıldızlarla çalışabilme" yeteneği olması lazım. Hazır el değmişken bende idari kadronunda epey elden geçmesi lazım. Teknik kadro ve çalışanlaır iyidir hoşdur ama takımda sorunun çıkış kaynağı idari kadrolar ve o kadrolar takım için huzursuzluğu etkiliyor.

Çok uzatmak istemiyorum 98 sayı yenmiş ama şunu iyi yaptık diyeceksek iyi şut attık diyim pembe tabloyla kapatayım.
 

Üst